25 Kasım 2013 Pazartesi

ressam Fatu

boyalarla ilk defa Reyhan yengesi sayesinde tanışmıştı.1.yaş günü hediyesiydi.kuru,pastel,parmak,sulu,keçeli...her çeşitinden...işin uzmanı yengemiz nokta atışı yapmıştı.Sanatsever oğlumuzun ruhuna iyi geldi boyalar.O günden beri hep resimle uğraştı.Biz de hiç engellemedik destek olduk resimsever bir anne olarak.Hamileyken resim kursuna gitmiştim kursiyerler hep" bu çocuk ressam olur " derlerdi, şimdi evimizin Dali 'si oldu .Seni seviyoruz küçük ressam :)))











14 Kasım 2013 Perşembe

aktivitelerimiz

çalışan anne olmak zor zanaat.5 te mesai bitiyor ama yapılacak iş bitmiyor.hem okula hem afacana hazırlık, vakit yetmiyor. Bu sene bıraktık artık etkinlikleri sadece oyun oynayabiliyoruz ama sen hala heyecanla ve sabırsızlıkla etkinlik yapmamı bekliyorsun gözlerindeki ışığı görebiliyorum.:))








yeniden yine merhaba

yine uzun bir ara oldu yazmayalı...hayatında büyük değişiklikler oldu.yeni okul, yeni ev, yeni oda, yeni arkadaşlar, yeni düzen...zor ve sıkıcı bir yaz tatili , zor bir okula alışma süreci ve beraberinde zor ve bir hayli yıkıcı- yorucu kriz nöbetleri,sendromlar...neyse ki çok şükür atlattık diyorum inşallah( demeyede korkuyorum aslında.ne zaman iyi şeylerin olduğunu söylesem arkasından kötü şeyler geliyor.sonra da malum atasözü dilime düşüyor '' hay dilime eşek arısı...'' diye başlayan atasözü)
bu sene ailecek yorucu günler geçiriyoruz.çalışma saatlerimiz uzadı.haftanın 4 günü 5 e kadar okuldayız ve tabii ki sen de..evde zaman geçiremiyorsun .toplam 2 saat sadece. akşam 7.30 da uyuyup kalıyorsun daha fazla dayanamayıp kendin uyumayı teklif ediyorsun, inanılması zor bir durum değil mi ? seninle fazla vakit geçiremez oldum ne yazık ki.bu yüzden okulda beni hep tek gözlü gösteren resimler çiziyorsun.çok üzülüyorum buna.benim kötü anne olduğumu, ilgilenmediğimi söyleyip duruyorsun her akşam 1 saat beraber vakit geçirmemize rağmen.
ben sana kıyamam benim can oğlum..sana doyamıyorum senin deyişinle sana dayanamıyorum güzel oğlum.Rabbim her daim yar ve yardımcın olsun inşallah.




30 Mayıs 2013 Perşembe

arkeolog

Dinozorlar çocuklar için hep ilgi çekicidir, merak konusudur. Fatih Tuğra da izlediği bir belgeselde tanıştı dinozorlarla. Birçok kere izledik bilim adamların dinozor fosillerini ortaya çıkarışlarını merakla ve heyecanla. Yine benim usandığım ama onun hiç sıkılmadığı aynı belgeseli izlerken, baktık ki çok istekli. Anında ampul yandı kafamda ve hemen malzeme odasına. Elimizde  bir seramik hamuru ,daha önce almış olduğumuz bir dergiden çıkan dinozor kemikleri, resim kursunda kullandığım spatula ve meraklı bir afacan..:)) seramik hamurunun içine dinozor kemiklerini yerleştirdim ve eline verdim başladı kazmaya pür dikkat. Ve kemikler çıktı ortaya. Çok sonra bir oyuncakçıda gördüm bu tarz bir şeyi. Meğer hazırı varmış. Bizimki de el emeği oldu artık daha güzel





20 Nisan 2013 Cumartesi

müzeler


Gayret gemi ( yüzen müze) müzesinden sonra bir müze aşkı başladı.Babamız da müzecilik kulübünde olunca  biz de başladık gezmeye.Kocaeli zengin bir şehir fakat çocuklar için sosyal imkanların az olduğu  bir yer.İmkanlar kısıtlı. Sergiler, operalar, tiyatrolar ,etkinlik atölyeleri istenilen düzeyde değil malesef. Olduğu kadar deyip geziyoruz gönlümüzce....